Bir "annesini seven erkek" vardır,
bir de "anneci erkek".Bu ikisini iyi ayırt etmeli.Annesini seven
erkek, annesinin her lafına “he he” demez, kendi karakteri, cibilliyeti vardır
ve ilişkinin başında da sonunda da aynıdır.
Burada
"tehlikeli tür","anneci erkek"tir.Anneci
erkekler, ilişkinin başında "ailelerinden bağımsız bir hayat sürdüklerini,
ailesine saygı duyduğunu ama kendi kararlarının her zaman ön planda olduğunu"
söyler sizi de buna inandırırlar.İlişki
oturmaya başladığında, "gevşer anneci erkeğin oğlanlık tarafı"……"annem
de böyle dedi" "annem de böyle istiyor" "annem beni
keser" "anneme bir sorayım" cümleleri zaman ilerledikçe er
kişinin ağzından dökülmeye başlar.Zamanla, yaptığınız programlara "anneyle
alakalı durumlar" da dahil edilmeye ya da bir şeye karar verdikten sonra
"anne bu fikre karşı ise" adamın düşüncesi "anne" yönünde değişmeye başlar.
Anneci
erkekleri tanımak kolaydır.Çünkü bunlar kendilerini "olduğundan
farklı" göstermek için oldukça büyük bir çaba harcarlar,
"anneciliklerinden onlar da rahatsızdır ama "annecilik" bir
"din" bir "tabu" gibi kendilerine şırıngayla enjekte
edilmiş olduğundan bir türlü kurtulamayacaklarını, "annesiz bir hiç" olduklarını
ve "kendilerine güvenlerinin aslında hiç ya da az olduğunu"
bilinçaltlarının bir köşesinde bilirler.
"Sen annecisin" diye adamın yüzüne vurduğunuzda
ise "Yüksek tonda "erkek" bir ses tonu ve bilumum
küfürlerle" size karşı çıkar,hakaretlere başlarlar.Bu,
"bilinçaltlarının,kendilerini savunmasıdır".
ANNECİ
ERKEKLERİN TEDAVİSİ VAR MI?
Bir
erkek 20 yaşına kadar "anneci" olarak gelmişse, onu tedavi
edebilmek, diğerlerine nispeten daha kolaydır.Okulunu bitirir bitirmez mutlaka
"kendi" başına çalışmalı, anne ya da babasının işinde çalışmamalı,
anne/baba imkanı ile iş kurmamalı, anne/baba torpili ile bir işyerine
girmemelidir.Aylarca iş araması sürse de, az maaşa köpek gibi çalışacak olsa da
"mutlaka" ama "mutlaka" aileden bağımsız iş
yapmalıdır.(ailenin ekonomik durumu ne kadar iyi olursa olsun), bir kaç yıl, el
yanında işçi olarak çalışan , kah ezilip, kah yorulan kah hırpalanan erkek,
zorla da olsa "askere " gönderilmeli, askerde "anne kucağında olmadığının"
farkına varıp, olgunlaşıp, geri döndüğünde ailesinin işinde çalışmaya
başlayabilir.Ancak öncelik, aileden ayrı bir yerde çalışıp, mümkünse en zorlu
şartlarda askerlik yapmasıdır.Askerlik,
bir erkeği, adam eder.Bu doğrudur.annenin yemeklerinden, ütüsünden, yatağını
toplamasından ve önüne çay koymasından uzakta tek başına , rahatlığın ve
pohpohlanmanın olmadığı asker ocağında bir erkek "ADAM" olur.Siz siz
olun, "askerlikten kaçan" bir
erkekle, evlilik hayalleri kurmayın, evliliği bırak, sevgili bile olmayın”
İşin kötü yanı, "anneci erkeklerin"
anneleri erken de ölmez, kocalarını öldürür, oğulcuğunun başında oğluna 5
yaşındaki gibi davranmaya, gelinlerine de bela olmaya devam ederler.Bunu
bilerek "anneci bir erkekle" evlenin.
25 yasına gelmiş ve hala anneci olan
bir erkeğin, az da olsa bu hastalıktan kurtulma
şansı vardır.Üniversiteyi bitirmiş, bir ya da bir kaç kızla "cinsel
münasebeti olmuş" er kişi, hala annesinin yıkadığı donu giymekte,
annesinin önüne tepsiyle getirdiği yemeği bilgisayar başında yemekteyse, o
erkeğin hayatı,geleceği alarm veriyor demektir.En önce yapacağınız şey, 25
yasındaki anneci erkeği, aileden ve ailenin torpilinden bağımsız bir şekilde okuduğu
bölümle ya da yeteneği ile alakalı bir işe girmeye zorlamanızdır.Bu konuda size
çok iş düşüyor .Çünkü 25ine gelmiş anneci erkeklerin, 20sindeki anneci erkekler
kadar enerjisi yüksek değildir, tembelliğe ve anne şefkatine 45 derecelik açı gibi yatkındırlar.Büyük çoğunluğu
hala askere gitmemiş ve elinden geldiğince “askerliği ertelemeye” çalışan bu
yaş grubu anneci erkeklerin askerlikleri en az 2 yıl tecilli olacağından, öncelikle
anneci erkeğinizi bir işe sokmakla tedaviye başlayabilirsiniz.Burada “anahtar
sözcük” yine askerliktir! Tecili bittiğinde, ona güzel ümitler, sıkı bir güven
vererek mutlaka askere yollamalısınız, ister kısa dönem ister uzun dönem önemli
değil, askerliğini bir şekilde yapmazsa tedaviniz hiçbir zaman sonuç
vermez.Askerlik şart.Sakın onun için
üzülmeyin ve “erkek” kişiye acımayın.”Kıyamam” lafını kızlar çok kullanır,
mümkünse bu sözcüğü, bebekler, çocuklar, hayvanlar için kullanın.Erkek adama “kıyamam”
demek de ne demek? Siz kendi elinizle adamı anneciliğe yöneltiyorsunuz.Sonra da
ceremesini siz çekiyorsunuz.Sıkı bir lafım vardır: “Erkeğin 2 tabağı varsa birini mutlaka kıracaksın”.Hayat felsefeniz
bu olsun.
Gelelim 30 ve 30 yaşını geçmiş “anneci erkekler”
in tedavisine, yazarken bile içimi sıkıntı bastı.Çok ama çok zor.Çok ama
çok sabırlı olmak lazım.Ve en önemlisi,
hem maddi hem manevi yönden güçlü bir kadın olmalısınız ki 30unu geçmiş anneci
erkeği en azından tedaviye başlayabilesiniz.Bu yaştaki anneci erkeklerin ortak noktası, ailesinin istemediği bir
kızdan çok çabuk ve kolay vazgeçebilmeleridir.Belki kalben vazgeçemezler,
kendi cibilliyetsizlerine, kendi kendilerine karar verme özgürlüğüne sahip
olamadıklarına, günler haftalar boyunca, kendi başlarına kaldıklarında küfreder,hatta
ağlarlar ama yapacakları bir şey yoktur.”Anne”
son kararı vermiştir ve oğlan, uygulamak
zorundadır.”Uygulamasın” “ne zorunluluğu var ki?” dediğinizi duyar
gibiyim.Bunu diyen kişileri, yazıyı tekrar okumaya davet ediyorum.30unu geçmiş
anneci erkeklerin bir iki farklı sebeplerden dolayı istisnaları dışında, hepsi
ama hepsi “ailesinin ona sağladığı maddi imkanlar” ile yaşamakta hatta nefes alabilmektedir.Şimdi,
ailesinin istemediği bir kızdan sıkıyorsa vazgeçmesin.Anlatabiliyor muyum?
30 ve 30unu geçmiş anneci erkekler, ya ailesinin
şirketinde “maaşa bağlı” olarak çalışmakta (anneci bir erkeği, şirkete ortak yapacak
akılsızlıkta bir baba yoktur herhalde? Babası da, oğlunun ne mal olduğunu bilir
değil mi?) ya da ailesinin torpili ile bir aile dostlarının,akrabalarının
şirketine yine maaşlı eleman olarak gidip gelmektedir.Çalışma şartları
rahattır, bir ayda sonsuz kere hastalanma, başı ağrıdığında işe gitmeme, tatil
ve hobilerine vakit ayırmak için işten izin alma şansı vardır, iş sözleşmesi
yoktur, sözleşme “babanın iki dudağı arasındadır”, aldığı para, harikulade
olmasa bile arada sırada erkek arkadaşları ile yaptığı çapkınlık gecelerinin
masrafını, sevgililerini götürdüğü restaurantların parasını karşılamaya
yetiyordur ve bu, anneci bir erkek için
yeter de artar biledir.Bir çoğu hala ailesi ile yaşamaktadır , kalan kısmının
ise ailesiyle haftanın en az 5 günü
görüşebileceği gibi ya aynı apartmanda ya aynı semtte ayrı evleri
vardır.Ayrı kaldığı evin kirasını tabii ki ailesi öder, ya da ev kendilerininse
tabii ki anneci erkeğin üstüne değildir.Hangi anneci erkek yetiştiren anne,
oğlunun üstüne ev yapmak ister ki?Sonra kızlar o evi, oğlunun elinden alsın
diye mi? J
Dediğim gibi, 30unu geçmiş anneci erkeği illa “tedavi
edeceğim, özgürlüğüne kavuşturacağım” diyen idealist bir kadınsanız, ailenizden
bağımsız olarak kendi maddi gücünüzü mutlaka elinize almış olmanız lazım.Her an
kapı önüne koyulma tehlikeniz vardır çünkü.Tedavi başlangıcında ilk yapmanız gereken,
günler içinde yavaş yavaş anneci erkeğinizin sırdaşı olmaktır, sırdaşı
olmalısınız ki, ailesinin işyerinde çalışırken yaşadığı sorunları size bir bir
dökülmeye başlasın.Ailesinin yanında çalışan anneci erkeklerin istisnasız
hiçbiri işinden memnun değildir, ama başka iş aramaya ve az maaşla disiplinli
çalışmaya da deyim yerindeyse “g*tleri yemez”.Bunu bilen bir kadın olarak siz,
önce ondan işyerindeki sıkıntıları sizinle paylaşmasına çabalamalı, sonra ise,
size anlattığı sorunları bir silah olarak ona çevirerek, oradan ayrılması
gerektiğini, kendi başına bir iş arayıp, yaşı geçmiş olsa da mutlaka bir yerden
başlayıp kariyerini kurtarabileceği konusunda cesaretlendirmelisiniz.Bu
cesareti verirken, sizin maddi yönden güçlü bir kadın olmanız çok önemlidir,
çünkü şu cümleyi er ya da geç mutlaka kuracaksınız:”sen iş bulana ve işini oturtana kadar, benim kazandığımla geçiniriz,
bu, ikimize de yeter, sonuçta iyi kazanıyorum”.İşte bu, sihirli cümledir.Anneci
bir erkek için manevi güvenden daha önemli bir şey varsa maddi güvendir.Donuna
kadar annesinin satın aldığı ve annesinin ütülediği gömlekle çapkınlık yapan
bir erkek için, onun ihtiyaçlarını, o zorlanmadan karşılayabilecek, deyim
yerindeyse “t*şşaklı bir kadın” , o erkek için “anne “sini bilincinde
silikleştirebilecek ve beklide annesinin yerini alabilecek yeni bir sığınak,
yaslanacak bir göğüs, bir “anne figürü” demektir.Eğer astrolojik haritasında,
balık ya da yengeç etkisi almamışsa, maddi manevi sonsuz imkanlar sunan bir
kadını, annesine tercih etmesi hiç de imkansız görünmemektedir.Ancak bunun tek
şartı, öncelikle maddi anlamda güçlü, sonra ise idealist ve sabırlı bir kadın
olmanızdır.Eğer bu şartlara sahip değilseniz ve hayatınızın geri kalanını sinir
hastası olarak geçirmek istemiyorsanız, en fazla aşk acısının 6 ay bilemedin 1
yıl süreceğini bilerek, hemen o anneci erkekten uzaklaşın,çünkü onun tedavisi
sizde değil demektir.
M.M.Doloressa
eyvah diyorummm
YanıtlaSilhobaaa :)) katılıyorum
YanıtlaSilAnneci kadın var birde. Anneci kadın daha mı kötü oluyor acaba?
YanıtlaSilkendi işinde ama annesi tarafından süper anneci olarak yetiştirilenlerde var mesela benim eşim 40+ yaşında kendi maaşlı işi ama anneci,abileri de öyle.Babası vefat etmiş.Hatırlarım annesi benim giyim tarzımı beğenmeyince 4 senedir birlikteyken giyimimle ilgili tek söz etmeyen adam hemen sen neden böyle giyinmiyorsun demeye başlamıştı,nişanlanırken annesi tepsi yaptı istemediğim halde ben yapmadım diye bir ton surat yaptı,işin kötüsü ben salak gibi bunları bile bile evlendim ne oldu mutsuz olan ben oldum evlenmeyin böyle adamlarla bırakın anneleriyle evli kalsınlar :)
YanıtlaSilEvlenmeyin bu adamlarla net.
YanıtlaSilBirde ananın hakkı ödenmez derler
YanıtlaSilBöyle anaları allah erkenden aldım yarabbim amin
Yazı o kadar yaşadıklarıma ayna ki.....25 yıllık evlilik,annesinin sözünden dışarı çıkamayan bir erkek sonuç ise üzüntü ve yanlızlık.Neden evlenirler böyle erkekler ? Uzak durun,kendinizi kullandırtmayın.
YanıtlaSilBende aynı durumdayım ama nişanlı iken ve sozlu iken anlamadım çünkü bana çok değer verir ve çok saygı duyardı taa ki evlendim çocuk doğdu mecbur olmuşum sanki bunu kabullenmeye der gibi baskılara basladi bizimki ben 1,5 yıllık evliyim ve yeni anladım ve farkettim ki anneci imiş eşim. Çünkü annesinin konuşmaları yorumlamaları ve sözleri ile bana geliyor.ve bende mutsuzum maalesef . Ailesinin beni istemediğini bile yeni anladım çünkü caktirmiyordu yok ailem onların istediğini yapmadim diye böyle yapıyorlar diye diye kandırdı beni . Bende arkamda bir erkek duracak sandım yanildm.
YanıtlaSilYok ben anlamıyorum madem anne sözündn çıkmayan bir adamsın niye onun istediği bir köle ile evlenmedn nasıl oldu da ben konusunda ikna ettin aileni ben onu anlamiyorum .şimdi ise beni zorla onlara sevdirmeye ya da onları bana sevdirmeye çalışıyor ama bos ailesi beni istemediğini söyledi artık geç. Ben onalra gidip gelmiyorum ama eşim o evden çıkmıyor
YanıtlaSilAynı durumu bir hafta önce yaşadım . Annesi yüzünden bitti dedi . Bu yazıları okuyan genç kızlar anneye bağlı fakat anneye bağımlı erkeklerden uzak durun lütfen
YanıtlaSilBu adamlarla evlernirseniz hayatınız mahvolur.Hiç bir zaman asla ama asla mutlu olamazsınız . Ilk başta krndini olgun kişilikli biri gibi tanıtır . Evlenirsin akabinde başka adam oluverir. Yedigin içtiğin evinin alışverişi tatilin giydiğin oturman kalkman kısaca herşeyin annesinin kontrolü altındadır
YanıtlaSilAdam sandığın kocan gitmiştir .Yerine kişiliksiz karaktersiz biri gelmiştir. Ve sen ne yaparsan yap asla ama asla değişmez ve düzelmez . Sonuç mutsuz bir hayat